içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Sevgi Depolarını Dolduralım - 11 Ağustos 2019

Bu gün bayramı! Yüreklerde tatlı bir esinti, hoşgörü ve sevincin doruğa çıktığı, küskünlerin barıştığı, sevenlerin buluştuğu müstesna bir gündür. Kurban Bayramınız mübarek olsun.

Kurban Bayramına halk arasında Hacılar Bayramı da denmektedir. Bu vesile ile bütün hacılarımızın ettikleri duaları kabul, hacları da makbul olsun.

Kurban, sözlük anlamı itibarıyla, ilah olarak kabul edilen ya da yüceltilmiş bir varlığa sunulmak üzere kesilen canlı hayvandır.

İnsanlık tarihi boyunca hemen hemen bütün dinlerde kurban adeti olmasına karşılık bunun uygulaması her toplumda farklılıklar göstermiştir. Peki kurban nedir? Biz neden kurban keseriz?

İslam dini açısından bakıldığında kurban; “yaklaşmak, Allah’a yakınlık sağlamaya vesile olan şey” anlamına gelir. "İbrahimce bir adanış, İsmailce bir teslimiyettir.”

Belli şartlara haiz olan hayvanın usulüne uygun kesilmesi ve yine etinin usulüne uygun bir şekilde pay edilmesi, fakirlere bu payların dağıtılmasıdır.

Kurban toplumun kardeşlik, yakınlaşma ve dayanışmaya ruhunu canlı tutar. Sosyal yardımlaşmaya katkı sunar. Kesilen kurbanlardan yoksullara ayrılan pay et alamayanların et yemesine zemin hazırlarken kurban kesenlerin de paylaşmanın sevincini yaşamalarına katkı koyar.

Evet, bu gün bayram! Bayram, paylaşma, kucaklaşmak, sevinçleri çoğaltma günü. Öyleyse bugün boşalan veya boşalmaya yüz tutmuş sevgi depolarımızı dolduralım. Bu bayram gününü sevgi depolarımızı doldurmak için bir fırsata çevirelim. Yakınlarımızın sevgi depolarını doldurmalarına da yardımcı olalım. Sevdiklerimizle buluşmaya ertelemeyelim. Onlardan sevgimizi esirgemeyelim. Uzun zamandan beri ihmal ettiğimiz yakınlarımızı, akrabalarımızı, dost ve arkadaşlarımızı arayalım. Kimsenin bize gelmesini beklemeden ilk adımı atan, ilk el uzatan biz olalım.

Eğer mutlu olmak istiyorsanız kalbinizi kin ve nefretten arındırın. Kin ve nefretin yerini sevgiyle doldurun. Elinizden geldiği kadar hoş görü sınırlarını genişletin.İnsanlardan çok fazla bir beklentiniz olmasın. Beklenti hayal kırıklığı getirir. Daha fazlasını siz verin.

Günümüzde insanlar arasına duvar örmek çok kolay. Bizler duvar örenlerden değil, hiç olmazsa bu bayram gününün kutsiyetine binanen insanlarla aramıza köprü kuralım. Yakınlarımızla aramıza köprü kurmanın en kolay yolu “duygusal banka hesaplarına”  yatırım yapmaktır. Yakındakileri ziyaret ederek, uzaktakileri de arayarak onları ne kadar önemsediğimizi göstermiş oluruz.

Mutluluğumuz başkalarıyla kuracağımız ilişkilerde gizlidir. Beki başkaları önemli mi? Elbette önemli. Bizim dışımızdaki herkes başkalarından oluşmaktadır. Öyleyse yakınlarımızdan başlayarak herkesle kurduğumuz ilişkilere dikkat edeceğiz.

Yakınlarımızı kanıksamayacağız. Kanıksamak duyarsızlaşmaktır, kanıksadığımızda kaybederiz. Neyi kanıksarsak onu kaybederiz. Bu benim annem/babam, bu benim kardeşim, bu evladım, bu dayım/amcam, bu halam/teyzem bunlar kahrımızı çeker demeyeceğiz.

Çevremizdeki insanların “duygusal banka hesaplarına” Byapacağımız yatırım, onlar nezdinde kredimizin çoğalmasına zemin hazırlar. Unutma, önemsediğin kadar önemsenirsin! Tanımadığımız ya da yeni tanıdığımız birnin küçük bir ters hareketine tepki gösterirken ondan daha ters davranan arkadaşımıza aynı tepkiyi göstermeyiz. Bunun sebebi o arkadaşımızın bizdeki kredisidir. Yaptığımız her olumlu davranış karşımızdakindeki kredimizi artırırken, her olumsuz davranış da kredimizi azaltır. Kıredi fazla çekildiğinde ilişki “SOS” verir. Duygusal kredi bittiğinde o insanla ilişki de biter.

Peki, ilişkide olduğumuz insanların“duygusal banka hesabında” kredimizi nasıl artırırız? Öncelikle söz ve davranışlarımızla onları önemsadiğimizi göstererek. Söz ve eylemlerimizle güven vererek. Güven bütün ilişkilerin kapısındaki kilidi açan anahtardır! Güven olmadan hiçbir şey olmaz.

Çevremizdeki insanların bizi anlamalarını ummak yerine, önce biz onları anlamaya çalışacağız. Küçük ayrıntıları önemsiz görmeyeceğiz, her şeyin küçük ayrıntılarda gizli olduğu gerçeğiyle, o ayrıntılara dikkat edeceğiz. Çevremizdeki insanlara verdiğimiz sözlere bağlı kalacağız, sözümüzde duracağız. Onlardan beklentilerimizi anlamalarını dilemek yerine açıkca belirteceğiz. Onlardan ne beklediğimizi, onların da bizden ne beklediğini bileceğiz. Kişisel bütünlük içerisinde olacağız. Değerlerimiz, hayat amacımız ve eylemlerimiz uyum içinde olacak. İnsanları dinleyeceğiz. Bir insanı dinlemek, onu var etmektir! Bunu asla gözardı etmeyeceğiz. Karşımızdakileri etkin dineme metoduyla dinlemesini öğreneceğiz. Konuşma sıramızı beklemek yerine, dinleyeceğiz! Hata yaptığımızda özür dilemesini bileceğiz. Özür dilemek ilişkileri onarmanın en önemli yoludur. Hatalıysak özür dilemesini bileceğiz.

Bu bayramda, duygusal banka hesaplarına yaptığınız yatırımlarla sevgi depolarınızın dolması dileğiyle…

Bu yazı 1073 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum