içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Cumhuriyet Bayramı'nda 15 Temmuz kutlaması! - 25 Ekim 2019

Başlığı ilk okuduğu anda 'Ne alakası var yahu' diye tepki verecekler olabilir, normaldir fakat aynı zamanda gerçektir de...

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, bu memleketin en kıymetli milli bayramı desek yeridir.

Ancak, son zamanlarda toplumsal hafızamızın milli bayramlar konusunda zayıfladığını gördük, görmeye devam ediyoruz.

Eskiden 23 Nisan'lar, 19 Mayıs'lar, 29 Ekim'ler büyük bir coşku içerisinde ve birlik duygusu ile kutlanır, kimse de rahatsız olmazdı. Ama belli ki devir değişti...

Ankara Valiliği tarafından onaylanan karar doğrultusunda Cumhuriyet'in 96. Kuruluş Yıldönümü'nde '15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü' kutlamaları gerçekleştirilecek. Hem de katılım zorunlu olacak şekilde.

15 Temmuz, bu ülkenin başından geçen önemli felaketlerden biriydi. Hesapsızca semirtilen FETÖ terör örgütünün kalkışması sonucunda 251  kişi şehit düştü.

15 Temmuz'un anma programı her yıl aynı tarihte Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da katılımı ile büyük bir katılım ile gerçekleştiriliyor, hatta sembolik olarak 'demokrasi nöbeti' dahi tutuluyor.

Kaldı ki, okulların açıldığı eylül ayından beri, 15 Temmuz ile ilgili anma programları da gerçekleştiriliyor.

Peki, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın olduğu gün 15 Temmuz anması için etkinlik düzenlemek abes değil mi?

Milli bayramlarımız önceden toplumun tüm kesimleri için tekti, şimdi her kesimin kendi bayramı mı olsun isteniyor?

 

****

 

Suriye'de eskiye dönüş...

 

Barış Pınarı Harekatı'nın başlaması sonrasında önce ABD sonra da Rusya ile yapılan görüşmeler ve varılan mutabakatlar eşliğindeki ateşkeslerin ardından Suriye'nin kuzeyi yeniden Esad yönetimine geçti.

Yani tıpkı birkaç yıl öncesinde olduğu gibi güneydoğuda sınır komşumuz Şam yönetimi oldu. Mutabakat metninde de sınırımızın Suriye tarafını Şam'a emanet edeceğimizi deklare ettik.

Bu sayede Suriye'de sistem eskiye dönmüş oldu. Yaşanan tüm acılar ve savaşın soğuk yüzü unutuldu, Esad yeniden meşruiyetini kanıtlamış oldu.

Geçen günkü  'Kim kazandı kim kaybetti?' isimli yazımda, Ankara-Şam arasındaki diyalog sürecinin giderek yakınlaştığını belirtmiştim.

Rusya hamiliğinde gerçekleşecek yeni diplomatik sürecin 'Kardeşim Esad' devrini yeniden başlatması sürpriz olmaz...

O zaman sormak gerek; madem geçmişe sünger çekilecekti ve biz olan biteni yavaş yavaş unutup eski günlerimize dönecektik, bu kavgayı niye ettik?

 

****

 

Eğitim sistemi hata veriyor

 

Eğitim sistemimizin ne seviyede olduğunu daha önce yine bu satırlarda dilim döndüğünce anlatmaya çalışmış, milli eğitimin hükümetlere göre değişemeyecek kadar önemli olduğunu ve sistemin bir devlet politikası olarak devamlılığının sağlanması gerektiğini yazmıştım.

Sosyal medyaya düşen yeni bir video da son noktamızı bir kez daha gözler önüne serdi.

Videoda, öğretmen dersi tahtada anlatırken ayağa kalkan bir ergen irisinin dans etme çabaları yer alıyor.

Komik mi; bence değil. Bu konuda herhangi bir disiplin cezası uygulanır mı?

Sanmam.

Ya öğretmen bu duruma ne şekilde tepki gösterebilir?

Dersten çıkaramaz, sınıfta kalamaz, şiddet uygulayamaz (ki zaten uygulamasın), geriye ne çeşit bir yaptırım kaldı?

Görünen o ki öğretmenlerin sınıf içerisindeki otoritesi ve saygınlığı yeni neslin gözünde giderek zayıflıyor. Belki de bu konuda bir önlem almanın vakti çoktan gelmiştir...

 

****

 

Öztürk, AK Parti'den istifa etti

 

AK Parti'de 24.Dönem Bursa Milletvekilliği görevini yürüten Mustafa Öztürk, yaptığı açıklama ile AK Parti'den istifa ettiğini duyurdu.

Öztürk, eleştirilerin 'bölücülük ve hainlik' olarak adlandırıldığı bir ortamda AK Parti'de hizmet etme imkanının kalmadığını belirterek istifa kararı aldığını açıkladı. Siyasi kariyerini sürdüreceğini de açıklayan Öztürk, yeni kurulacak partilerden birine katılacağının da işaretini verdi.

Bakalım bu gelişme, yeni kurulacak partilerin Bursa'daki taban oluşturma çabasında ne gibi bir etki yaratacak...

Bu yazı 2004 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum