içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Hiç vakit kaybetmesek mi? - 31 Ekim 2019

Geçtiğimiz gün Vakıfköy Orhan Özselek Tesislerin’de bir heyecan vardı. Sabahtan aldığım haberle bende konunun muhattabı olmak, çorbada tuzum olsun diye katkı koymak adına gittim.

Saat:11:00 civarında girdiğim Vakıfköy’den, Saat: 19:30 civarı çıkabildim. Ancak gördüklerim gerçekten beni bile heyecanlandırdı.

Orada muazzam bir enerji var. Bugüne kadar belki yüzlerce defa gittim. Hem tribününe taraftar olarak, hem de haberini yapmak için ancak hiç böylesine mutlu olmadım.

Orada bir huzur var. Hem de öyle, böyle bir huzur değil. Ciddi anlamda herkes işini yapmak için çaba sarf ediyor. Özlüce’de aradığımız o heyecan Vakıfköy’de karşımıza çıkıyor. Özellikle kapısından girince. Kapısından girmeden bu yazı karşılıyor sizi, içeriye doğru başka bir yazı.

Biraz ilerledikten sonra Enes Ünal’ın o muhteşem mektubu selamlıyor, biraz aşağıda yeni yapılan minik Bursastore. Antrenman sahaları, soyunma odaları. Lafı gelmişken her ne kadar başarısız bir yönetimde olsalarda geçtiğimiz yıl toplu iğnesine kadar değiştiren, bunun için emek harcayan kim varsa da teşekkür etmek lazım. Görkem Akbaş, Hayrettin Gülgüler, Ümit hoca aklımıza gelmeyen herkes.

Sponsorlara da ayrıca teşekkür etmek lazım. Zaten onların da isimleri kapı girişine yazılmış.

Neyse akşama kadar vakit geçirince şehir gürültüsü yok, ışıltılı mekanlar yok, ses yok, sürekli misafir yok. Futbolcular şehirden uzak sadece spor yapıyor orada. Bunu görünce aklıma gelmedi değil “Neden Özlüce’yi kapayıp buraya gelmiyor a takım” diye. Evet bunu düşününce en mantıklısı da bu değil mi? Hazine’ye onca kira veriliyor, onca sıkıntı yaşanıyor.

Her önüne gelen giriyor, çıkıyor. Gözden uzak, gönülden de uzak olur mantığı ile Vakıfköy’de ki çocuklar a takım hayali bile çoğu zaman kuramıyor. Hemen arkada 5 dönüm arazi de var boş. Bence bu konuda belediyeler el atıp çok güzel bir tesis kurup Vakıfköy’e dönüş başlatabiliriz.

 Kulüp binası da Stadyum’a taşınması gündemdeyken bence tam da vakti değil mi?

Bu yazı 2940 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum